En güzel 5 çocuk masalı

En güzel 5 çocuk masalı

En güzel 5 çocuk masalı

Masal demek çocuk demek, masal demek hayal demek, masal demek heyecan demek, masal demek merak demek…Çocuklarımız için en güzel 5 çocuk masalı nı derledik. En güzel 5 çocuk masalı yazımızda buyrun…

1-Tilki ile Kirpi Masalı

Tilki ile kirpi masalı…Evvel zaman içinde, bir tilki avını avlayıp, karnı tok, sırtı pek bir şekilde, keyifle  ormanda yürüyormuş. Yürürken yolda bir kirpiye rast gelmiş. Tilki daha önce hiç kirpi görmediğinden, merakla kirpiye sormuş;

– “Sen de kimsin? Sırtında bu dikenleri niye taşıyorsun?

Kirpi;

“Ben bir kirpiyim. Pekala, sen kimsin bakalım? Demiş

Tilki;

“Ben de tilkiyim. Sen ne arıyorsun ki burada?”

Kirpi;

“Karnım çok aç, yemek yemem lazım. Yemek arıyorum. Ya sen ne arıyorsun burada?”

Tilki keyifle:

“Benim karnım tok, sırtım pek ama yalnızlıktan çok sıkıldım. O yüzden biraz gezmeye çıktım. Bak adlarımız da birbirine benziyor. Haydi gel senle arkadaş olalım. Beraber avlanırız hem de çok eğleniriz, demiş.

Kirpi;

“Tamam, arkadaş olalım olmasına da önce birbirimizi tanıyalım.”

Tilki;

“Benim çok düşmanım var, kurnaz da bir hayvanım. Üstün bilgimle herkesi alt ederim, demiş.”

Kirpi;

“Öyle mi? Benim tek bildiğim şey kendimi tehlikelere karşı korumaktır. Seninle arkadaş olmamız çok zor, demiş.”

Tilki:

Haklısın, senin bir tek bilgin var, bense bilge biriyim. Senin şu bilgini öğrenelim bakalım; bir tek bilgiyle bu dünyada nasıl yaşıyorsun?” demiş.

Kirpi;

“Peki, ayağını uzat da öpeyim.” der.

Tilki ayağını uzatır uzatmaz kirpi, tilkinin ayağını ısırarak hemen içine toplanır. Tilki de tek ayağının üzerinde kalır ama hiç bir şey yapamaz. Kirpiyi ısırmaya kalkıştığında ise dikenleri ağzına batar.

Tilki:

“Senin bir tane bilgin benim bütün bilgilerimi alt etti.” der.

Bu şekilde kirpi ve tilki iyi birer arkadaş olurlar. Sürekli beraber gezerek, birlikte avlanırlar.

Günlerden bir gün

Karınları çok acıkan iki arkadaş bir çiftçinin kümesine girer. Tavuklar ve horozla dolu bu kümeste bir kapan vardır. Kapanı fark edemeyen kirpi, kapana kendini kaptırır. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın yaparsa kapandan kurtulamaz, tilkiye;

“Tilki kardeş! Tilki kardeş! kapana kapıldım, gel beni kurtar.” dese de tilki, hiç oralı olmaz. Kümese girerek tavukları bir güzel yemeye başlar. Tilkiye kırılan kirpi, tilkiden intikam almak için aklına bir fikir gelir. Tilkiye:

“Tilki kardeş, seninle o kadar dostluk yaptık, gel bak senle bu şekilde  ayrılmayalım. Elini ayağını öpeyim, kurtar beni buradan. Öleceksem de seninle dost olarak öleyim.” der.

Kirpinin sözlerini işiten tilki, böbürlenerek kirpinin yanına yaklaşır. Ayağını uzatır. Kirpi hınçla tilkinin ayağını ısırır. Tilki ne yaparsa yapsın ayağını kurtaramaz. Sabaha kadar bu vaziyette kalırlar.

Sabah olunca çiftçi uyanıp tavukları dışarı çıkartmak için kümese gelir ve tilkiyi görür. Çabucak evden tüfeğini alıp gelir tilkiyi vurur. Tilkinin kuyruğundan çekip dışarı atmaya çalışırken tilkinin ayağından ısıran bir kirpi fark eder. Hemen kirpiyi kapandan çıkarır:

“Senin sayende  tavuklarım kurtuldu, üstüne bir de kürk sahibi oldum. Ben de seni özgür bırakıyorum.” der. Böylece kirpi özgürlüğüne kavuşur, tilki de yaptığı ihanetinin bedelini çok pahalı bir şekilde canıyla öder.

En güzel 5 çocuk masalı

2-Yoksul Kunduracı Masalı

Yoksul kunduracı masalı…Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde. Ülkenin birinde yoksul bir kunduracı karısı ile birlikte yaşarmış. Kunduracı çok yaşlandığından eskisi kadar verimli iş yapamaz olmuş. Bu yüzden kazandıkları ara ancak karınlarını doyurmaya yetiyormuş. Zamanla kunduracının durumu iyice kötüye gitmiş. Elinde sadece bir çift ayakkabı yapabilecek kadar deri kalmış. Kalan son deriyi ertesi gün ayakkabı yapımında kullanmak üzere tezgaha koymuş ve evin yolunu tutmuş. Sabahleyin erkenden uyanıp dükkanın yolunun tutmuş. Atölyesine gelip tezgahın üzerine baktığında çok ama çok şaşırmış. Akşam tezgahın üzerine bıraktığı derinin yerinde yeller eserken, tezgahın diğer ucunda yepyeni bir çift ayakkabı görmüş. Acaba bunu dün mü yapmıştım diye düşünüp ayakkabıyı satmaya gitmiş. Ayakkabı o kadar güzel görünüyormuş ki hemen alıcısı çıkmış ve yüklüce para verip ayakkabıyı satın almış. Kunduracı kazandığı parayla iki yeni çift ayakkabı yapabilecek deri satın almış. Ve derileri akşamdan tezgahın üzerine koyup evin yolunu tutmuş. Eve geldiğinde olup biteni karısına anlatmış. Karısı da bu duruma çok sevinmiş.

Ertesi gün erkenden atölyenin yolunu tutmuş. Ve yine aynı durum tekrarlanmış. Koyduğu derinin yerine iki çift ayakkabı gelmiş. İki çift ayakkabıyı satmış . Bu sefer ilkinden daha çok para kazanmış. Yine kazandığı paralar ile deri almış. Derileri tezgahın üzerine koymuş. Ertesi gün geldiğinde derilerin yerinde çok güzel ayakkabılar duruyormuş. Bu olay bir zaman böyle devam etmiş. Kunduracı fakirlikten kurtulmuş, daha rahat bir hayat yaşamaya başlamış. Ama  kunduracı bu olayın nasıl olduğunu iyice merak eder olmuş.  Kunduracı bir gün karısına:

Yoksul kunduracı masalı

-Acaba bize yardım edenler kim? Bunu en kısa zamanda öğrenmeliyiz demiş. O gece derileri yine tezgaha koyup dolaba saklanmışlar. Gece yarısı olunca tezgahın oradan sesler gelmeye başlamış. Kunduracı ile karısı gördüklerine inanamamışlar. İki tane cüce tezgâha çıkarak derilerle ayakkabı yapmaya başlamışlar. Kunduracı ile karısı olan biten hayretle izliyorlarmış. Sabaha doğru cüceler atölyeyi terk etmiş. Kunduracı ile karısı düşünmeye koyulmuşlar.

-Bizi fakirlikten bu cüceler kurtardı biz de onlar için bir şeyler  yapmalıyız demişler. Ve akıllarına cücelere güzel minik kıyafetler dikmek gelmiş. Hemen işe koyulmuşlar.

Kıyafetleri ve ayakkabıları hazırlayıp akşam tezgâhın üzerine koymuşlar sonra  dolaba saklanmışlar. Cüceler ayakkabı yapmak için tezgâha yaklaştıklarında  hediyeleri fark görmüşler  ve çok mutlu olmuşlar. Hemen üzerilerine giymişler. Cücelerin çok mutlu olduğunu gören kunduracıyla karısı da çok mutlu olmuş. O gün cüceleri son görüşleri olmuş,  sonra kunduracı ve karısının yardıma ihtiyaçlarının kalmadığını anlayan cüceler kendi yollarına gitmişler.

Ama kunduracı ile karısı, minik adamlar sayesinde kazandıkları parayla ömür boyu rahat yaşamışlar. Onları da hiç unutmamışlar. En güzel 5 çocuk masalı

3-Yalancı Çoban Masalı

Yalancı çoban masalı…Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, uzak ülkelerin birinde küçük bir köy bu köyde de küçük bir çoban yaşarmış. Hayvanları çok seven küçük çoban, eğlenmeyi seven şakacı biriymiş. Güzel bir bahar günü hayvanlarını otlatan küçük çobanın canı sıkılmış. Nasıl eğlenebilirim diye düşünürken aklına bir fikir gelivermiş. Düşündüğü şeyi yapmak için köye doğru hızla koşmuş. Köy meydanına geldiğinde nefes nefese kalmış vaziyette İmdat imdat! yardım edin sürümüze kurt saldırıyor diye bağırmış. Bu durumu gören şahit olan köylüler telaşla ellerine ne bulduysa kapıp sürülerin olduğu yere koşmuşlar. Fakat vardıklarında ne görsünler? Ortalıkta kurttan eser yokmuş, hayvanlar güzel otlanmaya devam ediyorlarmış. Bu duruma köylüler çok sinirlenmiş. Çobana neden böyle bir şey yaptığı sormuşlar. Çoban kötü niyetinin olmadığını sadece eğlenmek istediğini söylemiş. Köylüler sinirli bir şekilde köye dönmüşler.

Yalancı Çoban Masalı

Bir süre sonra çobanın canı yine sıkılmış eğlenmek için aynı şakayı yine yapmak istemiş. Köy meydanına gelip telaşla köylülere sürüsüne kurt saldırdığını söylemiş. Köylüler bu kez inanmak istememiş ama çoban köylüleri ikna etmeyi başarmış. Sürünün olduğu yere hızla giden köylüler çok geçmeden çobanın yalan söylediğini anlamışlar. Yine bu duruma çok sinirlenmişler. Çobana çok sinirlenen köylüler homurdana homurdana köyün yolunu tutmuşlar. Artık çoban ne derse desin inanmayacaklarını birbirlerine söylemişler. Çobandan bahsederken de ona yalancı çoban adını takmışlar.

Çoban

Masal bu ya, bir kaç gün sonra kurt gerçekten de çobanın sürüsüne saldırmış. Çok korkan çobanın eli ayağına dolaşmış. Köye doğru hızla koşmuş. Yetişin sürüye kurt saldırıyoooor. Dediyse de kimse küçük çobanı umursamamış. Hiç kimseyi inandıramamış. Bu arada kurt bir kaç koyunu çoktan kapıp götürmüş. Bu duruma çoban çok üzülmüş. Çok büyük bir ders almış. O günden sonra bir daha asla yalan söylememeye söz vermiş. Yalancı çoban artık dürüst bir çoban olmuş. Ve mutlu mesut yaşamış.  En güzel 5 çocuk masalı

4-Gürültücü çocuk masalı

Gürültücü çocuk masalı…Uzak ülkelerin birinde, etrafındaki kişileri sesiyle, gürültüsüyle rahatsız eden bir çocuk yaşarmış. Çok fazla gürültü çıkardığı için çevredekiler tarafından gürültücü çocuk olarak bilinirmiş. Gürültücü çocuk çıkardığı garip seslerden zevk alır insanları sürekli rahatsız edermiş. Bu yüzden gürültücü çocuğu hiç kimse sevmezmiş.

Günlerden bir gün gürültücü çocuğu annesi ekmek almak için fırına gönderdi.

Gürültücü çocuk fırına girer girmez bağırarak:

– Bir
tane ekmek almak istiyorum!

Öyle bir bağırdı ki arabasında uyumakta olan küçük bebek ağlamaya başladı. Olaya kayıtsız kalmayan bebeğin annesi gürültücü çocuğa dönerek,  Sen ne düşüncesiz bir çocuksun! Birazcık yavaş konuşamaz mısın sen?” diye söylendi. Ama bizim gürültücü çocuk hiç akıllanmadı. Eve dönerken başladı gülmeye. Kahkahaları her yeri çınlatıyor ve mahalleliyi rahatsız ediyordu..

Pencereden genç bir kadın başını uzatıp gürültücü çocuğa seslendi:

– Niye bu kadar sesli gülüyorsun? Çocuğum hasta ve çok rahatsız. Sesin onu çok rahatsız etti.

Haydi git buradan lütfen!

Gürültücü çocuk daha da çok gülmeye, garip garip sesler çıkarmaya başladı.

Artık ona bir ders vermenin zamanı gelmişti. Bütün mahalle halkı toplanıp aralarında konuştular.

Ertesi gün gürültücü çocuk ekmek almak için fırına girdiğinde. Her zamanki gibi bağırmaya başladı:

– Bir
tane ekmek almak istiyorum.

Fakat fırıncı hiç oralı olmadı; gürültücüyü duymazdan geldi. Gürültücü çocuk daha da çok bağırdı:

– Bir
tane ekmek istiyorum dedim!

Fırıncı
yine sesini çıkarmadı.

Gürültücü çocuk çaresiz bir şekilde  fırından çıktı.

Yine yürürken
“takır tukur” sesler çıkarıyor, ıslık çalıyordu.

Evin önünden geçerken bir kadın pencereyi açtı ve gürültücü çocuğun başına bir kova soğuk suyu döktü. Gürültücü titremekten hiç ses çıkaramaz oldu.

Sonra doğruca evine gidip olanları düşündü. Çevresine ne kadar saygısızca davrandığını anladı.Yaptıklarından çok pişman oldu.

O gün bugündür gürültücü çocuk bir daha hiç gürültü yapmadı. En güzel 5 çocuk masalı

5-Çizmeli Kedi Masalı

Çizmeli kedi masalı…Evvel zaman içinde kalbur samanda içinde, bir değirmenci yaşarmış. Değirmencinin üç tane de oğlu varmış. Değirmenci gün gelmiş çok hasta olmuş ve ölmeden önce ise büyük oğluna değirmenini, ortanca oğluna eşeğini, en küçük oğluna ise kedisini miras bırakmış. Küçük oğlu bu duruma çok içerlemiş.

Kediyle ne yapabilirim ki atsan atılmaz satsan satılmaz diye düşünürken, kedi: efendim en güzel mirasın size kaldığını kanıtlayacağım demiş. Efendisinden boş bir çuval ve bir çift çizme istemiş. Bu duruma çok şaşıran efendisi kedinin dediklerini yapmış. Kedi çizmeleri giymiş ve ayna karşısına geçmiş kendisini aynada görünce de çok beğenmiş. Daha sonra kilerden tazecik bir marulla, güzel bir havuç alıp ormana doğru yola çıkmış. Amacı  ormanda tavşan yakalamakmış. Çuvalı ormanda bir yere koyup, ağacın arkasına saklanmış. Sebzelerin kokusuna gelen tavşan kafasını çuvalın içine sokar sokmaz yakalanmış kediye.Fakat kedi yakaladığı tavşanı efendisine götürmek yere krala götürmüş.

Çizmeli Kedi Masalı

Kralla görüşme isteği geri çevrilmeyen çizmeli kedi kralın karşına gelince efendim, bu hediye size efendim Marki’den, demiş. Kral bu hediyeden çok memnun kalmış. Bu durum üç ay boyunca devam etmiş çizmeli kedi üç ay boyunca karala çeşitli hediyeler getirip, bu hediyelerinde efendisi Marki tarafından geldiğini belirtmiş. Artık kral çizmeli kedini yolunu gözler olmuş derken kedinin beklediği gün gelip çatmış. Çizmeli kedi efendisine bana hiçbir şey sormayın ama bugün ırmağa gidip yıkanın demiş. Sahibi kediyi kırmamış ve yıkanmaya gitmiş. Çizmeli kedi o gün ırmağın kenarından Kral ile kızının geçeceğini biliyormuş. O sabah kral faytonla geçerken çizmeli kedi faytonu durdurmuş kralım yardım edin efendim Marki boğuluyor diye bağırmış. Kral hemen askerlerini ırmağa yollamış. Çizmeli kedi bununla kalmayıp efendisinin elbiselerinin hırsızlar tarafından çalındığını söylemiş.(Aslında elbiseleri çizmeli kedi kendi saklamış.) Kral askerlere emretmiş çok güzel bir elbise ayarlatmış. Tahmin etmişsinizdir Çizmeli kedi sahibini Marki diye tanıtmıştı. Ama sahibi durumu hiç çaktırmadı. Marki giyindikten sonra kral Marki’yi faytona davet etmiş. Kralın kızı Marki’yi görür görmez aşık olmuş.

O sırada Çizmeli Kedi hızla oradan uzaklaşmış. Yol  kenarında çalışan bütün çiftçilere Kral geliyor buralar kimin tarlası diye sorarsa Marki’nin diyeceksiniz demiş. Demezseniz ben size yaptıracağımı biliyorum demiş. Ve herkes dediği gibi kralın buralar kimin sorusuna aynı cevabı verip markinin demişler. Kral bu duruma şaşırmış.(Çizmeli Kedi’nin sahibi de öyle!)

O sırada

Çizmeli Kedi Dev’in şatosuna gitmiş. Başka işler çeviriyormuş. “Dev,” demiş Çizmeli Kedi,  “Senin  müthiş bir sihirbazlık gücünün olduğunu söylüyorlar, doğru mu demiş?” Evet demiş dev. “Mesela, istersen hemen bir aslana dönüşebildiğini söylüyorlar,” demiş Çizmeli Kedi. Bunu der demez Dev hemen  aslana dönüşüvermiş. Çizmeli Kedi kendini dolabın üzerine zor atmış. Dev tekrar eski haline dönünce dolaptan aşağı inmiş. “Harika!” demiş Çizmeli Kedi. “Ama fare gibi küçük bir hayvana dönüşmek senin gibi iri biri için imkânsızdır!” “İmkânsız mı?” diye gülmüş Dev. “Benim yapamadığım şey yoktur!” Dev bir anda fareye dönüşmüş, Çizmeli Kedi de onu hemen yutmuş. Derken Kral, Dev’in şatosuna varmış. Şatonun artık kime ait olduğunu tahmin etmişsinizdir herhalde! Çizmeli Kedi Kral’ın faytonunu şatonun yolunda karşılamış. “Bu taraftan gelin,” demiş. “Sizi bir ziyafet bekliyor.” (Dev o gün birkaç arkadaşına bir ziyafet vermeyi planladığı için yemeklerle donatılmış büyük bir masa hazır bekliyormuş!”) O gün sonunda Çizmeli Kedi’nin sahibi marki Prenses’le nişanlanmış. Bir hafta sonra da evlenmişler. Çizmeli Kedi’ye ne mi olmuş? Dokuz canından dokuzunu da sefa içinde sürmüş ve bir daha da fare avlamasına gerek kalmamış – ara sıra avlamış, o da kedi olduğunu unutmamak için… En güzel 5 çocuk masalı…

masallar

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?