Tarla Faresi ile Şehir Faresi Masalı

Tarla Faresi ile Şehir Faresi Masalı

Tarla Faresi ile Şehir Faresi Masalı

Tarla faresi ile şehir faresi...Çok eski zamanlarda bir tarla faresi ile şehir faresi arkadaş olmuşlar. İki arkadaş birbirlerini çok severlermiş. Aralarında güçlü bir dostluk oluşmuş. Birbirlerini sık sık ziyaret eder, kırda bayırda eğlenirler çok keyifli vakit geçirirlermiş.

Günlerden bir gün şehir faresi sevgili dostu tarla faresini evine yemeğe davet etmiş. Yarın akşam bize gel sana güzel yemekler hazırlıyayım miden bayram etsin demiş. Bunu duyan tarla faresi çok sevinerek daveti kabul etmiş. Yarın akşamın hayaliyle uykuya dalmış. Rüyasından pastalar, börekler, peynirler ve tatlılar görmüş. Tabi bu arada şehir faresi de boş durmamış hazırlıklara başlamış.

Şehir faresi güzel güzel, çeşit çeşit pastalar, börekler , çörekler hazırlamış arkadaşı tarla faresine. Bütün gün hazırlıkla uğraşıp durmuş. Akşam olunca tarla faresi kalkıp gelmiş. Baksa ki masanın üstü yiyeceklerle doluymuş. Çok sevinmiş bu görüntüye. Bir kuş sütü eksikmiş masada. Ziyafet çok keyifli başlamış.

Tarla faresi

önce peynirden bir parça alacakmış ki tam çatalını uzattığı anda dışarıdan ses gelmiş. O anda şehir faresi hemen deliğine kaçmış. Tarla faresi de korkuyla onu takip etmiş. Çok korkmuşlar. Tarla faresi, şehir faresine:

-Bu ses de nedir? Şehir faresi evin kedisi olmalı, demiş. Aradan az zaman geçmiş tekrar sofraya oturmuşlar. Oturmuşlar ama keyifleri de kaçmış. Çok tedirgin olmuşlar. Tarla faresi bu defa çatalını pastaya uzatmış. Tam  bir lokma alacakken yine sesler gelmiş. Korkarak kendilerini deliğe atmışlar. Yüzleri korkudan sapsarı olmuş.

Korkudan tir tir titremişler. Tarla faresi sormuş şehir faresine:

-Acaba evin sahipleri mi? Şehir faresi cevaplamış:
-Belki de onlardır bilemem. Sesler kesilince deliklerinden çıkmışlar. Şehir faresi:
-Kusura bakma arkadaşım. Bazen böyle şeyler olabiliyor. Haydi gel yemeğimize devam edelim, demiş. Tarla faresi:

-Bu kadar korku yeter! Korkarak yemek yemek istemem, demiş. Yarın akşam sen bana gel. Kuru ekmek yeriz belki ama kimse de bizi korkutamaz.

Ertesi akşam olduğunda köy faresinin evinde yemek için buluşmuşlar. Menü çok zengin değilmiş fakat huzurlu bir şekilde yemeklerini yemişler.Bu olay üzerine şehir faresi, şehirden köye göç etmiş temiz, huzurlu ve korkusuz bir hayata dönüş yapmış.

Gökten üç elma düşmüş biri masalı yazanın başına biri okuyanın başına biride bu masalı dinleyenin başına…

Diğer masallarımız için tıklayın.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

3 yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?